ABD ekonomisinde “yumuşak iniş” ihtimali yatırımcıların odağında kalmaya devam ederken Fed’in yol haritasına ilişkin belirsizlikler artıyor.
ABD’de açıklanan makroekonomik veriler ve büyük şirketlerin finansal sonuçlarından alınan olumlu sinyaller, ekonomik aktivitenin güçlü kalmaya devam ettiğini gösterirken enflasyonun öngörülenden daha yavaş güç kaybedebileceği ihtimali öne çıkıyor.
ABD’deki başkanlık seçimlerindeki belirsizlikler ve anket sonuçları risk iştahının azaldığı görülürken yatırımcılar en azından seçim sonuçlanana kadar “bekle-gör” tutumunu benimsemeye yönelebilir.
Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) ekim sayısında küresel ekonomik büyümenin istikrarlı ancak zayıf kalacağı öngörülürken, IMF tarafından dünya ekonomisinin bu yıl ve gelecek yıl için büyüme tahminleri revize edildi.
Fed’in faiz indirimleri ve merkez bankalarının politika adımları ekonomik aktiviteyi yakından etkilerken analistler, parasal gevşeme hızının veri akışına göre şekillenebileceğini belirtiyor.
Avrupa borsalarında negatif seyir hakim olurken makroekonomik veriler ve ECB’nin politika adımlarıyla ilgili belirsizlikler resesyon endişelerini güçlendiriyor.
Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) parasal politikaları ve Avrupa ekonomisine ilişkin büyüme beklentileri IMF raporu ve ECB’nin faiz indirim beklentileriyle dikkat çekiyor.
Asya’da Çin hariç negatif bir seyir öne çıkarken Çin ve Japonya ekonomilerine yönelik büyüme beklentileri IMF raporu ve ülke içi verilerle yeniden değerlendiriliyor.
Japonya’da yapılacak genel seçimler öncesinde ülkede risk iştahının törpülendiği ve yeni başbakanın ekonomi politikalarının önemli olduğu belirtiliyor.
Yurt içinde Borsa İstanbul’da yükseliş eğilimi devam ederken ABD Hazine Bakanı’nın Türkiye ekonomisine ilişkin açıklamaları ve S&P’nin Türkiye değerlendirmesi yakından takip ediliyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]