İsrail, Gazze Şeridi’ne uyguladığı soykırım sırasında sadece sivilleri hedef almamakla kalmadı, aynı zamanda bölgedeki tarihi yapıları da hedef aldı. Gazze kentinde Memlükler döneminde inşa edilen Paşa Sarayı da bu hedeflerden biriydi. İsrail ordusu, 1994’te çekilmeden önceki saldırılarında geniş çapta tahribata uğrattığı sarayı, son saldırılarında tekrar yıkım ve yağmaya maruz bıraktı.
İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne 2 yılı aşkın süren saldırılar sırasında Paşa Sarayı’ndan yaklaşık 20 bin nadir arkeolojik eseri yağmaladı ve ardından sarayı yıktı. Bu durum, bölgedeki tarihi mirasın ciddi şekilde zarar görmesine yol açtı.
Filistin yönetimi, İsrail’in çekilmesinin ardından sarayı restore ederek değerli tarihi eserlerin sergilendiği bir müzeye dönüştürdü. Kültürel miras ekipleri, saraydaki tarihi parçaları kurtarmak için acil kurtarma projeleri yürütüyor. Bu projeler, geriye kalan tarihi parçaların 1xbet çıkarılması ve gelecekte restore edilebilecek bölümlerin korunmasını içeriyor.
Paşa Sarayı, Gazze’nin en önemli arkeoloji müzesi olarak kabul ediliyor ve bölgenin en değerli tarihi yapılarından biri olarak görülüyordu. Saray, Filistin’deki İslam mimarisinin gelişimini temsil eden önemli bir örnek olarak dikkat çekiyor. Restorasyon çalışmaları sayesinde saray, son olarak bir devlet müzesine dönüştürüldü.
Paşa Sarayı, tarih boyunca farklı isimlerle anıldı. Memlükler döneminde “Dâr es-Saâde” olarak bilinen yapı, Osmanlı döneminde “Kasr-ı Rıdvan” adını aldı. 1799’da Napolyon’un saldırısı sırasında Fransız güçleri tarafından kullanılan saraya “Napolyon Kalesi” denildi. Osmanlı döneminde Gazze Valisi’nin idari merkezi olarak kullanılan saray, zamanla farklı amaçlar için hizmet verdi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]